magnificentsheepkitty-deactivat:
Eskiden sen öpünce geçerdi ağrılarım, şimdi dokunsan kanayacak yaralarım.
magnificentsheepkitty-deactivat:
Eskiden sen öpünce geçerdi ağrılarım, şimdi dokunsan kanayacak yaralarım.
magnificentsheepkitty-deactivat:
İçinde öyle bir acı var ki, odanın her tarafına oluk oluk dağılıyor.*
magnificentsheepkitty-deactivat:
Az önce aynaya baktım. Kendimi hiç bu kadar dağılmış görmemiştim diyemem. Fakat fazla görmedim. Dağılmışım.
magnificentsheepkitty-deactivat:
Sen çok sevmişsin kapısında ağlamışsın ne yazar oğlum. Başkasının kollarında gülüyor.
“yüreğini paramparça eden biriyle kimse yaşlanmak istemez, ben istemiştim.”
herkes senden ümidi kesmişti, ben yine de aslanlar gibi elinden tutmuştum. onu da mı unuttun?
saçlarınla oynayacağım, dudaklarımı çenene dayayacağım ve bana sarılacağın sessiz bir gece için “beklediğim tüm sabahlar sen ol” diye yalvaracağım. kendimi yok ederken bir yalanı yaşattığımı bilerek, sonuna kadar.
beni attığın o kuyuda sadece senin ellerin uzansın istedim. olan oldu, sen gittin, ben bittim. böyle olmayabilirdi ama böyle oldu. her şeye eyvallah dedim de sevmemişliğine göz yumamıyorum.
başıma neler geldi yine de yokluğuna sitem edemedim. sensizlik nasıl da betermiş, canımın böyle yanacağını bilemedim.
sırtını yasladığın dağlar birer birer devrilecek, elini tutmayacağım. her yanlışında sırtını sıvazlamayacağım, her kötülüğünde seni aklamaya çalışmayacağım. benim kendi doğrularım tükendi, senin yalanlarına kanmayacağım.